Praise be to Allah
88 (wakv/wakf وقف لله تعالى) Koran Concordances
Arabic: done
English: done
Indonesian: done
Malay: done
Turkish: Draft need correction of spelling of words my PC replaced some letters with ??
Allah'a
hamd olsun
80 Kur'an concordances
Arapça: yapılır
İngilizce: yapılır
Endonezya: yapılır
Malay: yapılır
Türk: Mini
TASLAK
Kur'an-ı Kerim Türkçe Büyük Indécis
Allah.com ve Muhammad.com
tarafından
Ahmed Derviş
Işbirliği ile
10385 itibaren 23641 kelime
82469 ayet
103285 hatları 23646660 charachters
6765 sayfaları
Lütfen:
Değiştir ?? (2248)
ile
Ş
veya
ğ
için
örnek:
??im??e??inin
irade
olmak
Şimşeğinin
a??iretini = aşiretini
[70.13] Kendini barındıran aşiretini,
a??iretinin = aşiretinin
[11.91] Onlar şöyle dediler: -Ey Şuayp! Biz, senin söylediklerinin çoğunu iyice anlamıyoruz ve seni de içimizde hakikaten zayıf (âciz) görüyoruz. Eğer aşiretin olmasaydı, muhakkak seni taşla öldürürdük. Senin bize karşı hiç bir üstünlüğün ve kıymetin yok; (ancak dinimize bağlı aşiretinin önemi vardır.)
a??mak = aşmak
[5.2] Ey iman edenler! Ne Allahın hac âdetlerine, ne haram aya (Recep, Zilkade, Zilhicce ve Muharrem aylarına), ne kurbanlık hediyelere, ne (onlardaki) gerdanlıklara, ne de Rablerinden gerek fazlını ve gerek rızâsını arayarak Beyt-i Harâmı kasdedip gelenlere sakın hürmetsizlik etmeyin. İhramdan çıktığınız zaman (isterseniz) avlanın. Sizi Mescid-i Haramdan menettiler diye bir kavme karşı beslediğiniz kin, sakın sizi tecavüze götürmesin. İyilik etmek ve fenalıktan sakınmak hususunda birbirinizle yardımlaşın, günah işlemek ve haddi aşmak üzerinde yardımlaşmayın. Allahdan korkun, çünkü Allahın azabı çok şiddetlidir.
[18.28] Sabah ve akşam Allahın rızasını dileyerek Rablerine dua eden kimselerle beraber nefsini sabırlı tut; dünya hayatının süsünü arzu edip de gözlerini onlardan (o Rablerine dua edenlerden) başkasına (dünya ehline) çevirme. Bizi anmak hususunda kalbine gaflet verdiğimiz kimseye itaat etme ki, o, keyfinin ardına düşmüş ve işi de, haddini aşmak olmuştur.
aşmamak
[6.145] (Ey Rasûlüm) de ki: - Bana vahyolunanlar içinde, yiyen bir kimsenin yiyeceği arasında, dediğiniz gibi, haram edilmiş bir şey bulmuyorum. Yalnız haram olarak şunlar var: Ölü, yahut akıtılan kan, yahut domuz eti ki, o şüphesiz bir pistir, yahut Allahdan başkasının adına bir fısk olarak boğazlanan. Bununla beraber her kim bunlarda çaresiz kalırsa, tecavüz etmemek ve zaruret miktarını aşmamak üzere yiyebilir. Çünkü Rabbin çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir.
abdesti
[5.6] Ey müminler! Namaza kalkacağınız zaman yüzünüzü ve ellerinizi (dirseklerinizle beraber) yıkayın, başınızı (ıslak elle silin) mesh edin ve ayaklarınızı da (topuklarınızla beraber) yıkayın. Eğer cünub iseniz boy abdesti alın. Eğer hasta veya yolculukta bulunuyorsanız veya içinizden biri ayak yolundan gelmişse veya kadınlara dokunmuş (cima etmiş) iseniz ve bu hallerde su bulamamışsanız, o vakit pâk bir toprakla teyemmüm edin, niyetle ondan (o topraktan) yüzlerinize ve ellerinize sürün. Allah size bir güçlük dilemez, fakat sizi tertemiz yapmak ve üzerinizdeki nimetini tamamlamak ister, tâ ki şükredesiniz.
abdestli
[56.79] Ona tertemiz (abdestli) olanlardan başkası el sürmesin.
abdestsizli??inizi = abdestsizliğinizi
[8.11] (Allah) size, Bedir savaşında korkudan emin olmak için hafif bir uyku veriyordu; ve üzerinize gökten bir yağmur yağdırıyordu ki, bununla abdestsizliğinizi giderip sizi temizlesin, Şeytanın vesvesesini (hak üzere olsaydınız susuz kalmazdınız, diye Şeytanın dürtüşünü) sizden kaldırsın, kalblerinize zafer için sebât versin ve bu yağmur sebebiyle (kuraklıktan kaypak hale gelen kumluk arazide) ayaklarınızı sağlam durdursun.
Abdullah
[7.190] Fakat (Allah) onlara, her şeyi tam bir çocuk verince, tuttular çocuğun ismi üzerinde sonradan insanlar Allaha bir takım ortaklar koşmağa başladılar. (Abdullah ismini verecek yerde, şeytanın kandırmasıyla Abdul Hâris ismini verdiler; yahud Âdem Aleyhisselâmın soyundan gelen çiftler, evlâdlarına Abdul-uzza, Abdul-menat ve Abduş-Şems isimlerini vererek onları taptıkları putlara nisbet etmekle şirke vardılar.) Allah, onların koştukları şirkten münezzehtir.
[24.11] (Hz. Aişe hakkında) o iftira haberini getirenler, içinizden (münafık olan) bir zümredir. O iftirayı, Allah katında sizin için bir kötülük sanmayın. Bilâkis o, (sevab bakımından ahirette) hakkınızda bir hayırdır. (Bu hitab, iftira hadisesinden üzülen müminleredir). O iftiracılardan her kişiye, kazandığı günah kadar ceza vardır. Onlardan günahın büyüğünü yüklenen (Abdullah İbni Ubeyy) için büyük bir azab vardır.
[28.52] Kurandan evvel kendilerine kitab verdiklerimiz (Abdullah ibni Selâm ve arkadaşları gibi kimseler), Kurana iman ediyorlar.
[29.47] (Ey Rasûlüm), onlara kitab indirdiğimiz gibi, sana da kitab indirdik. Onun için kendilerine kitab verdiklerimiz (Abdullah ibni Selâm gibi kimseler), Kurana iman ediyorlar. Şunlardan (Mekke halkından) da Kurana iman edecek kimseler var. Bizim ayetlerimizi ancak kâfirler inkâr eder.
Acaba
[7.169] Nihayet arkalarından bozuk bir toplum bunların yerine geçti ki, kitaba (Tevrata) vâris oldular: şu alçak dünya malını rüşvet olarak irtikâp ederler de, bir de: Bize mağfiret olunacak. derler. Karşı taraftan da kendilerine öyle bir mal gelse, onu da alırlar. Acaba Allaha karşı, hakdan başka bir şey söylemiyeceklerine dair kendilerinden, o kitabın hükmü üzere, kuvvetli söz alınmadı mıydı? Ve o kitabın (Tevratın) içindekini ders edinip okumadılar mı? Halbuki âhiret yurdu, Allahdan korkanlar için daha hayırlıdır. Hâlâ akıllanmıyacak mısınız?
[16.59] Verilen müjdenin bıraktığı kötü tesirle utanıp kavminden gizleniyor; acaba o çocuğu zillet ve horluğa katlanarak saklayacak mı, yoksa toprağa mı gömecek? Bak ki, hüküm verdikleri şeyler ne kötü!...
[17.68] Acaba denizden karaya çıkmanızla, kara tarafında sizi yere geçirmesinden, yahud üzerinize çakıllı bir rüzgâr salıvermesinden emin mi oldunuz? (Allah bunu da yapar). Sonra (kendinizi koruyucu) hiç bir vekil bulamazsınız.
[39.68] (Artık kıyamet kopmuş, İsrafil tarafından birinci defa) Sûra üfürülmüştür de Allahın dilediği (Cebrâil, Azrâil, Mikâil ve İsrâfil gibileri) müstesna olmak üzre göklerde kim var, yerde kim varsa hepsi ölmüştür. Sonra Sûra tekrar (ikinci defa) üfürülmüştür. Bu defa (kabirlerinden) kalkmışlar bakınıb duruyorlar. (Acaba kendilerine ne yapılacaktır!)
[72.17] Kendilerini bu nimet için deneyelim diye... (Acaba nasıl şükredecekler?) Kim de Rabbine ibadet etmekten yüz çevirirse, Allah onu şiddeti artan bir azaba sokar.
PLEASE DOWNLOAD THE WORD COPY CLICK BELOW
Kur'an-ı Kerim Türkçe Büyük Indécis